22 Temmuz 2013 Pazartesi



TEVBE RAMAZAN’DA BİR BAŞKA GÜZEL!
 151. Sayı
 Temmuz 2013
 
Ramazan-ı Şerif, hiç şüphe yok ki kudret ve azamet sahibi Allah’ın, sonsuz rahmetinden kullarına yaptığı bir ikram ve müjdeler dolu bir ihsanıdır. İçinde barındırdığı fırsatlar ve müjdeler sebebiyle, bir anı dahi boşa geçirilmeyecek kadar değerlidir.

Bir şey ne kadar kıymetli olursa olsun, ancak ona verilen değer ve gösterilen alaka kadar insan ondan istifade edebilir. Ramazandan hakkı ile istifade edebilmek de ancak ona gerekli hürmet ve özeni göstermekle mümkündür.

İlk Adım

Bir müslümanın Ramazan’ın hakkını vermesi ve onu layıkıyla değerlendirebilmesi için ilk yapması gereken şey nedir ve nasıl başlamalıdır?

Her şeyden önce, bir Müslüman İslami bir bilinçle hayatını yaşamaya çalışır. Kimi zaman değişen istikamet ve yaşam rotasını düzeltmek için ya tevbe eder ya da oturur ellerini başının arasına alarak muhasebe yapar…

İnsanın, İslam’ı Ramazan’la başlayan bir gayretle hayatına tatbik edebilmesi için her şeyden önce sağlam bir tevbe ile işe başlaması gerekir. Samimiyetle Allah’a yönelerek ve geçmiş günahlarını baştan sona göz önüne getirerek, yani muhasebe ederek devam eder. Sonuçta da kaybettiklerinden ve verilen emanetlerin hakkını o ana kadar yerine getirememesinden dolayı pişman olarak Rabbinin af ve merhametine el açar...

Bilindiği gibi tevbe etmek tüm müminlere farzdır. Farz olan bir şeyi de acele olarak yerine getirmek şarttır.

Kendisine Ramazanda tevbe etmek nasip olan insan o kadar talihlidir ki, bu Allah-u Teâla’nın kendisini affedeceğine dair büyük bir işarettir ve kendisine verilmiş bir fırsattır.

Karşısına böyle bir fırsat çıkan kişi, hemen onu değerlendirmelidir. Çünkü yeryüzünde dolaşarak Allah’ı anlatan, Allah’a ve dostlarına çağıran, Allah’ın güzel kulları çoktur. Bunlardan biri karşınıza çıkarsa sakın bu fırsatı kaçırmayın! Onu bir ganimet bilin ve hemen tevbe edin.

Ramazanda yapılan tevbe

Bir arkadaşım kendisinin, bir Ramazan ayında tevbeye nail olduğunu anlatmıştı. Bazı salih kişiler kendisine nasihat etmişler ve tevbe etmesine vesile olmuşlardı. Tevbesinde durabilmesi için manevi bir reçete hükmünde olan bir takım şartları yerine getirmesini söylemişler, o da o gece kendisine anlatılan her şeyi yapmıştı.

Arkadaşım, ertesi gün hiç yaşamadığı kadar huzurlu hissederek uyanmış. Daha sonra, kendisini evin sessiz bir köşesinde tek başına sevinç gözyaşları dökerken bulmuştu. O an, içinin coştuğunu, öyle ki bu coşkunun artarak tüm benliğini sardığını anlatmıştı.

Kalkıp abdest almış olmasına rağmen, ağlamaktan bir türlü kendisini alamamış. Namaza durmuş fakat iki rekâtlık namazı, üç saatte ağlamaktan ancak bitirebilmiş.

İşte, o Ramazan gününde kendisine yapılan tevbe teklifini kabul etmesinden sonra hayatı böyle değişmiş…

“Hayatımda yaşadığım en anlamlı Ramazan’dı. Allah’a hamd olsun, o günden sonra namazlarımı da farklı bir mana ve zevk hali içerisinde kılar oldum.” demişti bana…

Allah-u Teâla herkese nasip etsin, inşaallah.
BİLAL TELCİ
Bu yazı Gülistan dersgisinden alıntı yapılmıştır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder